her erkeğin yaşamının çeşitli evrelerinde götünü göbeğini kaşırken çıkartıp; ya kül tablasına ya da gizlice kanepenin arkasına fıydırdığı topaktır göbek pamuğu. kadınlarda pek olmadığı rivayet edilir. gerçekten de, birden üzerini sıyırıp da şehvetle yumulduğum kadınlarda göbek pamuğu yoktu. buradan anlıyoruz ki göbek pamuğu denilen hadisenin bilimsel tanımı şudur: göbek kıllarının kıyafetlerdeki pamuğu harmanlayarak, göbek deliğine pırçıklaması... bunu ben söylemiyorum. koskoca bi bilim amcası söylüyor*. bu amca ki ömrünü hayatını iki gıdım kıllı pamuk için heba etmiş, yılmamış, hatta bu pamıkların mikroskop altında görüntülerini çekip bakmıştır. düşünsenize, herif senin gizlice kanepenin arkasına fıydırdığın topak için ömrünü vermiş, sen olayı hiç sallamadan direk bir sonraki elektrik süpürgesi kıyımına yolluyorsun topacıkları. adam görse kendini asar. annem bu adamı görse kesin asar. benimse kanepelerin arkasına topak attığımı bilse asmakla kalmaz. ağzıma sıçar...

şimdi kadın ve erkek cinslerini toplumsal olarak ayıralım. kadınları venüse, erkekleri marsa yollayalım. ne olur? iki cinsin de sayısı git gide azalır. çünkü üreyemezler. erkekler dağı taşı döllemeye, kadınlar sülfürden kristalden çocuk yapmaya çalışırlar. beceremezler. ama mevzu eğer krallar gibi yaşamaksa, erkekler süper şekilde yaşarlar. bi kere sanatta inanılmaz ileri giderler. duvarlara işeyip attırarak barok eserler, kübist portreler çizebilirler. hatta iddia ediyorum, işeyerek hat sanatında bile çığır açarlar. osurarak ısınma, barınma, vs gibi ihtiyaçları direk tatmin olur. kıllı pamuklardan yorgan; sümük, balgam ve atmıklardan sıva dolayısıyla bina bile yaparlar. kadınların ise yapabileceği yegane şey, uzaydan görülebilen ve milyarlarca sarılı pedden oluşan bir piramit olacaktır. o da ne yazık ki ilk rüzgarda devrilecek ve tüm kadınlar "bu senin hatandı, hayır senin, sana diyorum kıskanç oruspu, sus şıllık" nidalarıyla saç baş birbirlerine gireceklerdir.
son söz: teoride bu durum böyle işlese bile, pratikte venüs gayet düzenli. mars ise bol kahkahalı bir yer olacaktır. bu kahkahalar ne yazık ki en geç 1 ay içinde yerini "olm nuri, lan bi karı olsa da akşama kadar yesek, sabaha kadar zitsek" homurdanmalarıyla son bulacak; o sırada osuran bir erkeğe gülünecek, sonra tekrar homurdanılacak, sonra osurulunup tekrar gülünecektir. işte bu paradoks modern erkeğin hüznüdür.
not: orhan pamuk sittirolup venüse gitsin...
not2: bu yazıyı okuyan kadının da işi zor. "evet nihohoho diye düşünse, kendini üretimde bulunamayan bir cins olarak kabul edecek; hayır ben gayet osuruyorum, zıçarken duvarı deliyorum, burnumdaki tatakları da sütyenimin içine sürüyorum diyebilse, toplum tepkisinden çekinecek; geç efendi geç bunları, nerde aşk, nerde romantizm diye serzenişte bulunsa "sittir la" diye kendisine tarafımdan ayar verilecektir... zor velhasıl:)
not3: yazıyı okuyan erkekten ise muhtemelen. (ne yazık ki) "asassjasjasashsahalslkasldsdfjkj... olm harbi lan...ben de geçen halı sahada osurdum. karlar eridi lan.hihaaohohsodpsdsşlfkd "tepkisi gelecektir.